enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpçorumçorum haberhaber merkeziçorum son dakikacorum son dakika
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Çorum
Yağmurlu
21°C
Çorum
21°C
Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
27°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
28°C

İLK PANDEMİ HİTİTLER DÖNEMİNDE YAŞANMIŞ

İLK PANDEMİ HİTİTLER DÖNEMİNDE YAŞANMIŞ
REKLAM ALANI
03.06.2020
391
A+
A-

Hitit Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Hititolog Doç. Dr. Özlem Sir Gavaz, tarihte kaydedilen ilk pandeminin Hititler döneminde olduğunu açıkladı.
Hitit Üniversitesi tarafından sosyal medya hesapları üzerinden “Pandemi Söyleşileri”ne katılan Doç. Dr. Özlem Sir Gavaz, “Tarihte Kaydedilen İlk Pandemi: Hititlerde Veba” konulu bir sunum yaptı. Gavaz, belki de tarihteki ilk biyolojik savaş örneğinin de Hititler zamanında kaydedildiğine dikkat çekti.
Hititçe belgeler sayesinde dünyayı kasıp kavuran pandemi günlerinde, günümüzden yaklaşık 3 bin 500 yüz yıl önce o dönemin dünyasına bir süreliğine de olsa hükmeden Hititlerin, zor salgın günlerinde neler yaşadıklarını tahmin etme şansı yakalayabileceklerini dile getiren Gavaz, ayrıca o dönemde kaydedilen birçok çivi yazılı belge sayesinde, pandeminin yayıldığı coğrafya, nasıl bulaştığı ya da çözüm yolları ile ilgili de ipuçlarını bir araya getirerek birfotoğrafın ortaya konulabileceğini ifade etti.
Hititçe metinlerde “henkan- hinkan” kelimesinin “salgın” anlamına geldiğini anlatan Gavaz, salgının genel anlamıyla, kısa süre içinde insanlara, hayvanlara ve bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan bir hastalık olduğunu beylikdüzü escort söyledi.
Ayrıca Tıp biliminde endemi, epidemi ve pandemi terimlerinin salgın ve bulaşıcı hastalıkları ifade etmek için kullanıldıklarını belirten Gavaz, “Endemi, küçük çapta salgınlara denilmektedir. Epidemi, daha büyük çaplı neredeyse bir ülkenin tümüne yayılım gösteren salgınlara denilmektedir. Son zamanlarda çok sık duyduğumuz Pandemi ise bulaşıcı bir hastalığın ülke sınırlarını aşarak, ülkeler arası yayılım göstermiş halidir. İşte Hititler döneminde baş gösteren salgın bir pandemidir” dedi.
Gavaz, pandeminin yayılım gösterdiği coğrafyanın ise Mısır, Mezopotamya (Mitanni, Babil), Kuzey Suriye (Buradaki yerel krallıklar) hatta Alaşiya (Kıbrıs) ve Anadolu olduğunu dile getirdi.
Gavaz, özellikle Tel-El Amarna arşivinin yani Mısır kraliyet arşivlerinin yaklaşık olarak M.Ö. 1335’lerde bu salgına odaklandığını ve bazı belgelerde salgının başlangıç yeri ve ciddiyeti ile ilgili bilgiler içerdiğini vurguladı.
Amarna tabletinde, Simyra’daki herkesin Byblos’a girmesinin yasaklandığı ve eşek kervanlarının zararları ile ilgili bir belge olduğunu ve bu belge ile Byblos kentinin karantinaya alındığını belirten Gavaz, bir belgede de Babil’de bir aristokrat kadının vebadan öldüğünün kaydedildiğini ifade etti. Her ne kadar Mısır’daki kaynaklar salgının Mısır ülkesini çok etkilediğine dair bir belge vermese de özellikle MÖ. 1135-1330 tarihlerinde ülkenin bir kaos içinde olduğuna dair arkeololjik ve filolojik belgelerin var olduğunu, M.Ö. 14. yy’da. Hititlerin İmparatorluk döneminde I. Uppiluliuma’nın son saltanat yıllarında baş gösteren ve hem kralın hem de tahta geçen II. Arnuwanda’nın ölmesine sebep olan ve II. Murili döneminde doruk noktasına ulaşan salgının, tarihte yaşanan ilk ciddi pandemi örneği olduğunun altını çizdi.
II. Murili döneminde kralın bizzat tanrılara yakarışının konu edildiği salgın dualarında, bir salgın hastalığın varlığından, bu sebeple yirmi yıldır Hitit ülkesinin can çekiştiğinden, bazı şehirlerde kontrol altına alınmasına rağmen, bazı şehirlerin bu sebeple birer mezarlığa döndüğünden ve bununla başa çıkamadıklarından bahsettiğini anlatan Gavaz, “Askeri seferler sırasında, askerlerin günler süren uzun yürüyüşleri ve düşmanla çarpışmaları, bedensel ve zihinsel yorgunluk, memleketlerine ya da ailelerine kavuşma konusunda belirsizlik, temizlikten yoksunluk, yeterli beslenememe gibi nedenlerin Hititli askerlerin herhangi bir salgın hastalığa yakalanmaları için yeterli sebepler. Kuşkusuz hijyenden uzak bir ortamda bitler ve pireler aracılığıyla, kişilerin birbiri ile teması ve ortak eşya kullanımı gibi salgının tutsaklardan, Hitit ordusuna ve sonrasında da tüm bu coğrafyaya yayılmasının önünü açmıştır. Hititler başlarına gelen her doğal afet, felaket, savaşta yenilgi, uzun yıllar devam eden kuralık ve onun kaçınılmaz sonucu olan kıtlık ya da birden ortalığı kasıp kavuran bir salgın hastalığın arkasında tanrılara karşı işlenen bir günah ya da bir ihmal olduğunu düşünmüşlerdir. Bu nedenle ancak tanrıları memnun ettikleri takdirde rahat ve huzur veya bolluk ve bereket lükslerine kavuşacaklarına inanmışlardır. Hatta Hititçe çivi yazılı metinlerde kaydedilen onlarca bayramı, sırf tanrıların onların başına sarabileceği bin bir çeşit beladan kendilerini kurtarmak için eksiksiz yerine getirmeyi vazife edinmişlerdir. Bu sebepten tedavi yöntemleri de daha çok majik yöntemlerdir” diye konuştu.
Metinlerde kaydedilen bazı ritüellerin sırf salgını ortadan kaldırmak üzere icra edildiğini ifade eden Sir Gavaz, ilginç bir majik yönteme dikkat çekerek, “Ülkedeki veya ordudaki bir salgın hastalığı ortadan kaldırmak için yapılan bir ritüelde, bulaşının (yani mikrop, virüs, hastalık vs.) majik yöntemlerle, yüklendiği koçların, düşman ülkeye salındığından bahsederek belki de “Tarihteki kaydedilen ilk biyolojik savaş örneği olabileceğine” değindi.
Gavaz, diğer taraftan salgından kurtulabilmek için izlenen en akılcı çözümün ise bazı şehirlerde uygulanan karantina yöntemi olduğunu sözlerine ekledi. (İHA)

DOÇ.DR ÖZLEM SİR GAVAZ
REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.